(onebeetlejuice gönderdi)
(mute-memories gönderdi)
Alnına konsun bu öpüş!
Ve, şimdi senden ayrılırken,
İtiraf edeyim ki-
Günlerimi bir düş
Sayarken yanılmıyorsun;
Ama, umut gitmişse uzaklara
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızı
Fark eder mi bu yüzden?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
Yalnızca bir düş içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
Haykırışları içinde duruyorum
Ve altın kum taneleri
Tutuyorum avucumda
Ne kadar az! Ama nasıl da
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine
Ben ağlarken - ben ağlarken!
Ah Tanrım! Daha sıkı
Tutamaz mıyım onları?
Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?
EDGAR ALLAN POE
[Flash 9 is required to listen to audio.]
“Bu karanlık böyle iyi, afferin Tanrı’ya. Herkes uyusun, iyi oluyor hoşlanıyorum.”
”Peşimde olan onca insan arasından, üstelik hiçbir karşılık beklemeden neden seni sevdiğimi anlamaya çalışıyorsun değil mi.
Anlatayım.
Sen bana hiçbir zaman aşık olmayacaksın güzel adam. Seninle hiçbir zaman gittiğimiz her şehirde -mutlaka- sevişmeyeceğiz. Seninle başka şehirlere gitmeyeceğiz bile. Sen gecenin bir yarısı uyanıp nefes alıyor muyum diye kontrol etmeyeceksin beni. Çoğunlukla sarhoş halde sızacaksın yanımda. Makine durmadan uykuya dalarsam, sen kalkıp buruşmadan asmayacaksın çamaşırları. Ütü yapmayı bilmediğimden haberin bile olmayacak belki. Faturaları sen takip etmeyeceksin. Bizim asla bir evimiz olmayacak ki.
Biz hiçbir zaman, ”Biz” olmayacağız ki.
Sen benim gözlerimde tek olmak istemeyeceksin mesela hiç. Büyük ihtimalle gözlerime öyle çok fazla da bakmayacaksın zaten. Senin gözlerinde bir başkası olacak çünkü her zaman.
Sen benim en zayıf yanlarımı hiç bilmeyeceksin. Hep makyajlı göreceksin beni. Sabah olunca o tuhaf sessizlik olmadan kendi evime gideceğim ben hep. Hasta olduğumda sümükten örümcek ağı tutmuş iğrenç burnumdan haberin bile olmayacak. Saçlarım hep temiz olacak senin yanında. Küfür kıyamet ağzımın arkasında gizlediğim, bir kedi öldü diye saatlerce ağlayan küçük kızı göremeyeceksin sen hiç.
Her işime sen koşmayacaksın. Benim gözlerim yanmasın diye kıyamayıp soğanları sen doğramayacaksın. Sana alışmayacağım. Bir anda gitsen, ben, sen olmadan ne yapacağımı bilemiyor olmayacağım hiçbir zaman.
Aslında sen, bana hiç gelmeyeceksin bile. Benim olmayacaksın asla. Canımı yakamayacaksın benim hiç. İçime işleyip, her şeyim olup, sonunda beni bir piç gibi ortada bırakıp gitmeyeceksin işte.
Zor olduğun için seni sevdiğimi sanıyorsun değil mi. Ben seni -imkansız- olduğun için, beni bir kez daha öldüremeyeceğini bildiğim için seviyorum.”
[Flash 9 is required to listen to audio.]
olur muyuz ki gene eskisi gibi? ha?
bi şey yapıyosun,doğru olup olmadığını bilmeden,beyninin sana söylediğini algılamadan,sonra bok oluyosun,sonra beynini yemeye başlıyo yaptığın şey.
saçmalamayım da;yaptığım şeyin doğru olup olmadığını bilmiyorum.
ağlamak için de,505.
(mute-memories gönderdi)